YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/172
KARAR NO : 2021/9977
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, …, …, …, …
MÜŞTEKİ : …
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : 1- Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/2018 Tarih, 2018/92 (E) ve 2018/235 (K) sayılı kararı: Sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılması,
2- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi: İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 29, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması.
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar …, … ve … vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13/09/2019 gün ve 2018/3543 Esas, 2019/1646 sayılı kararının katılanlar …, … ve … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanlar …, … ve … vekilinin, müşteki …’in vekili olmadığı anlaşıldığından, müşteki …’in katılma talebine ilişkin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Sanık … hakkında maktul …’ya yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nın 81 ve 62. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafii ile katılanlar … ve … tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf başvurularının kabulüne ve yeniden kurulan hükümle, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nın 81, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılanlar …, … ve … vekilinin, tasarlama olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, maktulün, sanığın halasının oğlu olduğu, ortak çekirdek alım satım işi için, sanığın aşamalarda miktarını değişik olarak beyan ettiği parayı koyduğu, sanık ve maktulün bir süre bu işi yaptıkları, çok fazla yaptıkları masraf ve çeşitli nedenlerle bu işten zarar ettikleri, daha sonra birlikte köy tavuğu ve kaz yetiştirmeyi denedikleri, bunda da başarılı olamayıp yine zarar ettikleri, sonunda bir araya gelerek hesaplaştıkları, sanığın, maktulden alacağı kalmadığının belirlendiği ve ayrıldıkları, sanık ortak işlerin yapılması sırasında sürekli maktulün yanında bulunduğunu kabul ettiği, ancak ekonomik zorluğa düşen sanık maktulden alacaklı olduğunu söylemeye başlayarak sürekli maktul ve ailesinden para istemeye başladığı, maktul ve ailesinin ise kendilerinin sanığa borçlarının bulunmadığını söyledikleri, 04.12.2017 günü gecesi … ilçesi … köyündeki bağ evinde yalnız kalan …’a av tüfeği ile ateş ederek öldüren sanık, gece 00:30 sıralarında … ilçesi polis merkezini telefon ile arayıp daha sonra bu karakola teslim olduğu, hususlarında şüphe ve tereddüt bulunmamaktadır.
Olayımızdaki uyuşmazlık haksız tahrike ilişkindir. Sanık, jandarmada müdafii huzurunda verdiği savunmasında, maktulün evinde bıraktığı olta malzemeleri ve kıyafetlerini almak için oraya gittiğini, kendisinin korna çalması üzerine evin lambalarının yandığını, maktulün kapıya çıkarak “ne korna çalıyorsun, şerefsiz” deyince, kendisinin araca dönerek arka koltukta bulunan av tüfeğini aldığını ve ona ateş ettiğini söylemiştir.
Maktulün sanığa hakaret ettiğine dair savunması dosya kapsamına uymamaktadır.
Tutulan olay yeri inceleme tutanağına göre, kışın ortasında ırmak kenarı olan olay mahaline gelen stabilize yol üzerinde sanığa ait aracın lastik teker izleri tespit edilememiştir. Sanık aracı oldukça uzak bir yere bırakarak doğrudan doğruya elinde dolu av tüfeği ile olay mahaline gelmiş, dışarı çağırdığı maktule ateş ederek onu öldürmüştür.
Yine tutulan olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasında geçen malzemelerin olay yerinde bulunmayıp, daha önce kendisine iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sanık kalan malzemeyi almak için değil, maktulün kendisine para vermediğinden doğrudan doğruya onu öldürmek için maktulün bağ evine hazırlıklı olarak gitmiştir. Aralarında alacak-borç uyuşmazlığı bulunan sanığın tüfekle kendisine geldiğini gören maktulün ona sövmesi hayatın olağan akışı ve mantık kurallarına uymamaktadır.
Maktulün bulunduğu yer ile boş kovan arasında yaklaşık iki metre mesafe bulunmaktadır. Saçmaların toplu şekilde maktulün göğüs sol üst kısmına girdiği gözetildiğinde, avcı olan sanığın yakın mesafeden onun öldürücü bölgesine ateş ederek çok sayıda organ harabiyeti ile ölüm gerçekleştiği, bu nedenle, sanığın dışarı çağırdığı maktule yakın mesafeden ateş ederek öldürdüğü anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, sanık ile maktulün birlikte çalışarak yaptıkları işten zarar ettikleri, bir araya gelerek hesaplaştıkları, sanığın maktulden alacağının kalıp kalmadığının artık tamamen hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığı, maktulün, sanığa sövdüğüne dair maddi deliller ile dosya kapsamına uymayan savunmasından başka delil olmadığı anlaşılmakla, haksız tahrik bulunmadığına dair ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında haksız tahrik uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar …, … ve … vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07/06/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.