Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/10956 E. 2010/6545 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10956
KARAR NO : 2010/6545
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2-… VEKİLİ AVUKAT …

Davacı … ve … vekili Avukat … tarafından, davalı … Genel Müdürlüğü aleyhine 26/01/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ile davacılardan …’ın tüm, diğer davacı …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılardan …’nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayın gelişim biçimi, yayının geniş kitlelere yönelik olup uluslararası yayın yapılması, hakkında kullanılan sözlerin ağırlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan siyasi parti yararına takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri
Yasası’nın 438/son maddesi gereğince, davacı … yararına 50.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinin tümden silinerek yerine 1 nolu bent olarak “1-İstemin bir bölümünün kabulü ile davacılardan … yararına takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat ile diğer davalı … yararına takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın 14.01.2009 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Kabul edilen tutara göre alınması gerekli 3.240,00 TL karar harcından peşin alınan 2.700,00 TL indirilerek artık 540,00 TL eksik harcın davalıdan alınıp Hazine’ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacılardan … yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…1.200,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…5.400,00…” sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin olup yanlışlıkla ikinci kez 4 nolu bent olarak yazılan bölümde yer alan “…1.080,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…2.700,00…” sayı dizisinin yazılmasına; davalı ile davacılardan …’ın tüm, diğer davacı …’nin öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 3.240,00 TL’sinin temyiz eden davalıya 17,15 TL’sinin de davacı …’a yükletilmesine ve peşin alınan harçların bundan mahsubuna ve davacı …’nden peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/06/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı taraf,… (2) de yayınlanan Büyüteç Programında, yayına yurt dışından katılan …’in … ile ilgili olarak “Cesur Hırsızlar Partisi”, … ile ilgili olarak ise, ” … MİT olarak deşifre edilmemiş olsa idi bu gün sol partinin genel başkanı olacaktı, … deşifre edildiğine göre … sol bir partinin genel başkanı. Herkes görevini yapıyor.” diye beyanda bulunduğunu, …’in bu beyanlarının davacılar yönünden hakaret ve ithamlarla dolu olmasına rağmen TRT’nin sunucusunun programda hiç müdahale ve uyarıda bulunmadığını kişilik haklarının zedelendiğini, TRT programlarının denetimi hakkındaki 24/02/2007 tarihli yönetmeliğin 12/2. maddesi gereğince sorumlu olduğunu bildirerek her bir davacı yönünden 100.000,00 ‘er TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, herbir davacı yönünden 10.000,00’er TL manevi tazminatı uygun görerek talebin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğu ise, … yönünden tazminatı aynen kabul etmiş … yönünden ise manevi tazminat miktarını 50.000,00 TL’ye çıkartmak suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
…’in beyanlarında “MİT” sözü … ile ilgili söylenmiş olup, … ile ilgili olmadığı gibi, …’ın kişilik haklarına saldırı oluşturacak başkaca hiç bir beyanı olmadığından davacılardan … ile ilgili tazminat davasının ret edilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi doğru değil, kararın bu yönden bozulması gerektiği,
Davacılardan … ile ilgili davada ise, yayının canlı yayınlanan program olması, …’in canlı programa yurt dışından katılmış olması, programa katılan gazetecilerin sorusu üzerine program içinde kişilik haklarına saldırı teşkil eden “Cesur Hırsızlar Partisi” sözlerini bir defa söylemesi nedeniyle program sunucusunun müdahale imkanının olmaması göz önüne alındığında mahkemece takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat olayın gelişimi itibariyle uygun olduğundan sayın çoğunluğun miktarı 50.000,00 TL’ye çıkartan kararlarının doğru olmadığı;
Düşüncesinde olduğumdan çoğunluk kararlarına katılmıyorum. 08/06/2010