YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1830
KARAR NO : 2021/12956
KARAR TARİHİ : 01.07.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanıklar müdafiileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçuna ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında mahkumiyetine yeter derecede somut delil bulunmadığına, tanığın teşhisinin usule aykırı olduğuna, mağdurun beyanının alınmadığına ve mağdura teşhis yaptırılmadığına, tanık Songül’ün beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, teşebbüs hükümleri gereğince cezadan yapılan indirimin orantısız ve az olduğuna, yağmanın nitelikli halinin gerçekleşmediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, TCK md.62 nin gerekçesiz uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin; sanık … müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında atılı suçlar nedeniyle somut delil bulunmadığına, tanığın çelişkili beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulmasına, tanığa yaptırılan teşhisin usule aykırı olduğuna, mağdurun beyanının alınmamasına, teşhis yaptırılmamasına, teşebbüs hükümleri uyarınca sanık hakkında indirimin gerekçesiz olarak alt sınırdan yapıldığına, yağma suçunda
nitelikli halin gerçekleşmediğine, TCK’nın 62.maddesinin gerekçesiz olarak uygulanmamasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin; katılan vekilinin temyiz isteminin; yerel mahkemenin eksik ve hatalı karar verdiğine, mağdurun yaralanmasının hayati tehlike taşıması ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olması karşısında sanıklara verilen cezanın eksik olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanıkların katılandan 15-20 tl para istediği ve olumsuz yanıt alması üzerine katılanı yaraladıkları olayda; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 150/2. maddesiyle sanıklara verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi,
2)Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte ,gece vakti işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin birinci fıkrasının birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması karşısında TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 01/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.