YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6292
KARAR NO : 2021/10562
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : …, …, …
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, katılanlar vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca “alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan kovuşturmalarda sanıkların istemi olmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi” zorunlu olup, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddeleri kapsamında olması nedeniyle, tebliğnamenin sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin,
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’a karşı tehdit eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde :
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluşa, dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre somut olayda ilk haksız hareketin sanık …’dan kaynaklandığı ve sanığın …’i darp etmek suretiyle yaraladığı, …’in çevrede bulunanlar tarafından hastaneye götürülmesinin hemen akabinde …’in annesi olan katılan …’un oğlunun sanık tarafından yaralanması nedeniyle haksız tahrik altında kalarak terlik ile sanığa vurması üzerine sanık …’ın eline aldığı bıçakla katılan …’a yönelerek katılanı tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı gözetilmeksizin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
b) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak; tekerrüre esas sabıkası bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7 maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması gerekirken, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle sonuç ceza adli para cezası olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulama imkanının ortadan kaldırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.