YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3087
KARAR NO : 2021/4742
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2018 tarih ve 2016/728 E. – 2018/393 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.07.2019 tarih ve 2018/1706 E. – 2019/1527 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı banka arasında çek karnesi almak ve kredi kullanmak suretiyle hukuki ilişki olduğunu, davacının davalıya kredi borcunu ödemekte sıkıntıya düşmesi üzerine, davalının 06/09/2016 tarihinde kat ihtarnamesi keşide ederek toplam 303.116,36-TL borcunu üç gün içerisinde ödenmesini ihtaren bildirdiğini, ancak bu süre beklenmeksizin davalının uhdesinde bulunan 350.000,00 TL bedelli bono ve 26,710,00 TL çek nedeniyle icra takibi başlattığını, davalı bankanın her iki takipten dolayı toplam 376.710,00-TL tutarında alacak talep etmiş ise de davacının davalı bankaya bu kadar borcu olmadığını, kat ihtarnamesinde çek karnesi borcunun fahiş olarak belirtildiğini, davacının teslim ettiği çek yaprak bedellerinin dahi haksız olarak hesaba eklendiğini, belirterek her iki takipten dolayı davacının, davalı bankaya 90.000,00-TL borçlu olmadığının tespiti ile, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri ve ticari kart sözleşmesine istinaden çeşitli nakdi ve gayrinakdi kredilerin kullandırıldığını, davacının ödemelerini aksatması sebebiyle kat ihtarnamesi gönderilerek borçların tamamının muacceliyet kesbettiğini, takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığını, yapılan takip işlemlerinde ve gösterilen rakamlarda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı yönünden kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatı hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının kat tarihi itibariyle toplam 303.116,36 TL borcunun bulunduğu, davalı bankanın ihtarnamede de bu tutarı bildirerek ödeme yapılmasını istediği, ihtarnamede asıl alacağa dahil edilen teminat mektubu ve çek karnesinden ötürü toplam 184.250 TL’lik tutarın bu gayrinakit krediler henüz tazmin edilmemiş olduğundan asıl alacağa dahil edilemeyeceği, sadece iade veya depo talebinde bulunulabileceği, davacının bu hususu dilekçeler aşamasında dile getirse de bu miktar yönünden harçlandırarak açmış olduğu bir davanın bulunmadığı, 303.116,36 TL olarak bulunan borçtan davalının beyanlarına göre varlığının ihtilafsız olduğu anlaşılan ve tahsil amaçlı davacı tarafça davalıya ciro edilerek verilen 30/11/2016 tarihli 24.044,00 TL bedelli çekin mahsubunun gerektiği, neticeten davacının davalı bankaya 279.072,36 TL tutarında borcunun bulunduğu, her iki takipte toplam asıl alacak miktarının 376.710,00 TL olarak gösterilmekle davacının esas borcu mahsup edildiğinde davalı bankanın asıl alacak miktarı yönünden 97.63764 TL tutarında fazladan talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 05/09/2016 kat tarihi itibariyle davacının 118.866,36 TL nakdi krediler nedeniyle davalı bankaya borçlu olduğu, davalı bankanın 2016/9967 Esas sayılı dosyada 350.000,00 TL bono üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibi başlattığı, davacının borçlu olduğu, 118.000,00 TL asıl alacaktan mahsup edildiğinde davalı bankanın 231.956,42 TL fazladan alacak talep ettiğinin anlaşıldığı, bu takibe konu 350.000,00 TL asıl alacak ve ferileri toplamı 350.822,78 TL’den davalı bankanın davacı şirkete gönderdiği kat ihtarnamesinde yazılı toplam 303.116,36 TL borç düşüldüğünde davalı bankanın icra takibinde 47.706,42 TL’lik kısmı, davacının borcu olmadığı halde kötüniyetle icra takibinde talep ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, başlatılan takiplerden dolayı taleple bağlı olarak davalıya 90.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle talep edildiği anlaşılan 47.706,42 TL üzerinden %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4.610,92 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.