YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/648
KARAR NO : 2021/251
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl davada davacı ile birleşen davada davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri, asıl ve birleşen davada davalının dava dışı borçlu …’den alacağının bulunmadığını, takibe konu alacağının muvazaalı olduğunu, alacağın gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığını ileri sürerek, asıl ve birleşen davada sıra cetvelinde davalının takip dosyasına ayrılan payın müvekkillerinin takip dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2018 tarih ve 2016/1747 E., 2018/5772 K. sayılı ilamıyla, dosya temyiz aşamasında iken asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin davadan feragat ettikleri, mahkeme davadan el çektiğinden karar ortada durduğu müddetçe davayı ele alıp feragat hakkında bir karar veremeyeceği, bu nedenle asıl ve birleşen davadan feragat hakkında mahkemece bir inceleme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen davada dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.
Somut olayda taraflar arasında sulh protokolü düzenlendiği, anılan protokolde asıl ve birleşen davada davalının iş bu asıl ve birleşen davada feragat nedeniyle vekalet ücreti talebinde bulunmayacağının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda asıl ve birleşen davada vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekli iken hatalı olarak asıl ve birleşen davada davalı yararına vekalet ücreti takdiri yapıldığı anlaşıldığından, kararın bu nedenle asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün (4) ve (5) numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve diğer bendin numara olarak teselsül ederek, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davacı ile birleşen davada davacılara iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.