YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13863
KARAR NO : 2021/14803
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak mala zarar verme suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/01/2018 tarihli ve 2016/22961 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/02/2018 tarihli ve 2018/833 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2021 gün ve 10899/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2021 gün ve 2021/68061 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında alçak uçuş yapan F16 uçaklarından düşen yanıcı bir parçanın, Akıncı Hava Üssüne 3,64 km mesafedeki Yenikent Ayaş Yolu 34. kilometrede faaliyet gösteren İsor Mobilya İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti isimli fabrikada yangın çıkmasına sebebiyet verdiği iddiasından ibaret somut olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda, soruşturma evrakı içeriğine göre fabrikanın kasten yakıldığına dair herhangi bir tanık beyanı ya da bilgi ve belge bulunmadığı, bu hali ile kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil olmadığından bahisle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamında dinlenen, yangının çıktığı fabrikada bekçi olarak görev yapan …’in, 16/07/2016 günü saat 02:00 sıralarında uçak sesi duyması üzerine dışarı çıktığında fabrikanın üzerinden alçak mesafede seyreden uçaktan kırmızı alev şeklinde bir cismin düştüğünü ve fabrikayı tutuşturduğunu ifade etmesi, bu tanığı doğrular şekilde olay sırasında mahalde bulunan görgü tanıkları…, … ve …’ın fabrikanın üzerinden uçak geçmesinden 1-1,5 dakika gibi çok kısa bir süre sonra yangının başladığını beyan etmeleri, benzer şekilde müşteki …nin kolluktaki ifadesinde olaydan haberdar edilmesi üzerine 02:30 civarında fabrikaya geldiğinde halen fabrika üzerinden F16 uçaklarının geçtiğini gördüğünü ifade etmesi, yangına müdahale eden Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığınca 16/07/2020 tarihinde saat 02:22’de tanzim edilen yangın raporunda, fabrika üzerinden geçen uçaktan atılan veya düşürülen yanıcı veya yakıcı maddenin fabrikanın koltuk deposuna isabet ettiğinin ve yangının bu şekilde çıktığının tespit edilmiş olması, 16/07/2016 tarihli kamera kaydı izleme tutanağında da benzer bir tespitin bulunması, bu delilleri destekler mahiyetteki Emekli Hava Astsubayı …’in 17/07/2016 tarihli görüş yazısı ile yangın ve patlayıcı maddeler uzmanı Dr. …, uçak yüksek mühendisi … ve uçak türbün tasarımı uzmanı makine yüksek mühendisi Dr. … tarafından düzenlenen uzman mütalaası karşısında, takipsizlik kararına dayanak olan F-16 pilotlarından müteşekkil üç kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan rapor ve uçuş işlemleri müdürü, uzman pilot, lojistik uzmanı ve teknik temsilciden oluşan dört kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapordaki değerlendirmelerin Ahlatlıbel radarı ile Mürted (Akıncı) Meydanında konuşlu Rapcon ve Par radar verileri, ayrıca 2016/21441 soruşturma sayılı başka bir dosya kapsamında Akıncı Meydanında yer alan F-16 uçaklarının yakıt ve silah envanter sayımına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporundaki veriler esas alınarak yapıldığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen ve olay yerinde keşif yapan heyetin aslında dört değil, iki yangın bilirkişisi de dahil olmak üzere altı kişiden oluştuğu, yangın bilirkişilerinin 17/10/2016 tarihli ayrık bilirkişi raporunda yangının çıkış nedenini, olay günü farklı ve serbest rotalar kullanan hava araçlarının fabrika üstü veya yakınından alçak uçuş yaparak yanıcı veya yakıcı bir cismi düşürmesi olarak tespit ettiği, yani heyet olarak birbiriyle tutarlı ve uyumlu tek bir rapor hazırlanamadığı gibi, dört bilirkişinin hazırladığı tarihsiz 10 sayfalık ilk raporun kendi içerisinde ve sonraki 5 sayfalık ek raporlar çelişkiler barındırdığı dikkate alınarak, bilirkişi tespitlerinin dayandırıldığı 2016/21441 sayılı soruşturma dosyasının celbi ile bahse konu dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunun somut olayla ilgili olup olmadığının araştırılması, müştekinin olay gecesi radar kayıtlarında yer almayan kontrolsüz uçuşların olduğu, hareket listelerindeki kayıtların silindiği, farklı üslerden getirilen silah, teçhizat ve mühimmatların kullanıldığı yönündeki iddialarının doğruluğunun tespiti bakımından, Akıncı Üssü iddianamesinin celp edilerek incelenmesi, dosya kapsamında yer alan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, müştekinin bahse konu iddialarının değerlendirilmesi ve yangının çıkış sebebinin araştırılması bakımından yangın uzmanı, pilot, uçak mühendisi, radar sistemleri uzmanı gibi farklı alanlardan seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak bir heyetten kapsamlı bir rapor aldırılması ve sonucuna göre şüpheli/şüphelilerin tespit edilerek, hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibarıyla itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Dosya kapsamına göre, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında alçak uçuş yapan F16 uçaklarından düşen yanıcı bir parçanın, Akıncı Hava Üssüne 3,64 km mesafedeki Yenikent Ayaş Yolu 34. kilometrede faaliyet gösteren İsor Mobilya İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti isimli fabrikada yangın çıkmasına sebebiyet verdiği iddiasından ibaret somut olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda, soruşturma evrakı içeriğine göre fabrikanın kasten yakıldığına dair herhangi bir tanık beyanı ya da bilgi ve belge bulunmadığı, bu hali ile kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil olmadığından bahisle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamında dinlenen, yangının çıktığı fabrikada bekçi olarak görev yapan …’in, 16/07/2016 günü saat 02:00 sıralarında uçak sesi duyması üzerine dışarı çıktığında fabrikanın üzerinden alçak mesafede seyreden uçaktan kırmızı alev şeklinde bir cismin düştüğünü ve fabrikayı tutuşturduğunu ifade etmesi, bu tanığı doğrular şekilde olay sırasında mahalde bulunan görgü tanıkları…, … ve …’ın fabrikanın üzerinden uçak geçmesinden 1-1,5 dakika gibi çok kısa bir süre sonra yangının başladığını beyan etmeleri, benzer şekilde müşteki …nin kolluktaki ifadesinde olaydan haberdar edilmesi üzerine 02:30 civarında fabrikaya geldiğinde halen fabrika üzerinden F16 uçaklarının geçtiğini gördüğünü ifade etmesi, yangına müdahale eden Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığınca 16/07/2020 tarihinde saat 02:22’de tanzim edilen yangın raporunda, fabrika üzerinden geçen uçaktan atılan veya düşürülen yanıcı veya yakıcı maddenin fabrikanın koltuk deposuna isabet ettiğinin ve yangının bu şekilde çıktığının tespit edilmiş olması, 16/07/2016 tarihli kamera kaydı izleme tutanağında da benzer bir tespitin bulunması, bu delilleri destekler mahiyetteki Emekli Hava Astsubayı …’in 17/07/2016 tarihli görüş yazısı ile yangın ve patlayıcı maddeler uzmanı Dr. …, uçak yüksek mühendisi … ve uçak türbün tasarımı uzmanı makine yüksek mühendisi Dr. … tarafından düzenlenen uzman mütalaası karşısında, takipsizlik kararına dayanak olan F-16 pilotlarından müteşekkil üç kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan rapor ve uçuş işlemleri müdürü, uzman pilot, lojistik uzmanı ve teknik temsilciden oluşan dört kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapordaki değerlendirmelerin; Ahlatlıbel radarı ile Mürted (Akıncı) Meydanında konuşlu Rapcon ve Parradar verileri, ayrıca 2016/21441 soruşturma sayılı başka bir dosya kapsamında Akıncı Meydanında yer alan F-16 uçaklarının yakıt ve silah envanter sayımına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporundaki veriler esas alınarak yapıldığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen ve olay yerinde keşif yapan heyetin aslında dört değil, iki yangın bilirkişisi de dahil olmak üzere toplam altı kişiden oluştuğu, yangın bilirkişilerinin 17/10/2016 tarihli ayrık bilirkişi raporunda yangının çıkış nedenini, olay günü farklı ve serbest rotalar kullanan hava araçlarının fabrika üstü veya yakınından alçak uçuş yaparak yanıcı veya yakıcı bir cismi düşürmesi olarak tespit ettiği, yani heyet olarak birbiriyle tutarlı ve uyumlu tek bir rapor hazırlanamadığı gibi, dört bilirkişinin hazırladığı tarihsiz 10 sayfalık ilk raporun kendi içerisinde ve sonraki 5 sayfalık ek rapor ile çelişkiler barındırdığı dikkate alınarak, bilirkişi tespitlerinin dayandırıldığı 2016/21441 sayılı soruşturma dosyasının celbi ile bahse konu dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunun somut olayla ilgili olup olmadığının araştırılması, müştekinin olay gecesi radar kayıtlarında yer almayan kontrolsüz uçuşların olduğu, hareket listelerindeki kayıtların silindiği, farklı üslerden getirilen silah, teçhizat ve mühimmatların kullanıldığı yönündeki iddialarının doğruluğunun tespiti bakımından, Akıncı Üssü iddianamesinin celp edilerek incelenmesi, dosya kapsamında yer alan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, müştekinin bahse konu iddialarının değerlendirilmesi ve yangının çıkış sebebinin araştırılması bakımından yangın uzmanı, pilot, uçak mühendisi, radar sistemleri uzmanı gibi farklı alanlardan seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak bir heyetten kapsamlı bir rapor aldırılması ve sonucuna göre şüpheli/şüphelilerin tespit edilerek, hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA BATI) 1. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 15/02/2018 tarih ve 2018/833 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.