YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/9438
KARAR NO : 2013/11836
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ve hükmolunan ceza miktarı gereğince sanık … müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde Kızılay Çapa Kan Merkezi Müdürlüğünde sayman olarak görevli bulunan sanık …, muhasebe şefi vekili olan sanık … ile veznedar sanıklar …,…,…’nin şubede görevli personele ödenecek vergi iadeleri, fazla mesai ücretleri ve şahsi iştirak tutarlarını ilgili hak sahiplerinin bilgisi dışında ödemeye ilişkin belge veya tediye fişlerine sahte imza atmak suretiyle mal edinmeleri biçiminde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71/son maddesinde “Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır.” hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı, ancak suçun işlenmesinden sonra 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin Devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Yasanın 27/son maddesi ile “Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de “Her ne suretle olursa olsun
…/…
-2-
kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 tarih, 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, zimmet suçunun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca TCK’nın 6/1-c maddesinin de ancak 01/01/2009 tarihinden itibaren özel yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanıkların zimmet suçunun faili olamayacağı, eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun 765 sayılı TCK’nın 510. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 25/12/2002 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…