Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/1714 E. 2021/24394 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1714
KARAR NO : 2021/24394
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık hakkında, müşteki Hüseyin Yılmaz’a yönelik “kasten yaralama” ve “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” eylemlerinden açılan davalar hakkında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığa yükletilen müşteki Hidayetullah Kulle’ye yönelik tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin, sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık … ve vasisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki Hidayetullah Kulle’ye yönelik kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü ile müşteki Hüseyin Yılmaz’a karşı tehdit ve hakaret suçlarından düşme kararlarına yönelik temyizde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanık hakkında Hidayetullah Kulle’ye yönelik kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmünde, iddianamede sanığın eyleminin müşteki Hüseyin Yılmaz’a karşı “kasten yaralama” ve “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” biçiminde açıklanması ve sanık hakkında Hidayetullah Kulle’ye karşı “kasten yaralama” suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı gibi Hidayetullah Kulle’nin aşamalardaki beyanlarında da sanığın kendisine karşı herhangi bir yaralama eyleminden bahsetmemiş olması karşısında, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, sanık hakkında dava açılmadığı halde Hidayetullah Kulle’ye karşı kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilerek, CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanık hakkında müşteki Hüseyin Yılmaz’a karşı tehdit ve hakaret suçlarından düşme kararlarında ise, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık hakkında müşteki Hüseyin Yılmaz’a yönelik hakaret ve tehdit suçları yanında kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kamu davasının açılmış olması ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunda uzlaştırma kapsamında bulunmaması karşısında, sanığa yükletilen hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek, taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığı şeklinde yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … ve vasisi ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.