YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11780
KARAR NO : 2021/13909
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun141/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2012 tarihli ve 2012/580 esas, 2012/759 sayılı kararının 12/11/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 03/05/2015 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanunun 141/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2019 tarihli ve 2019/374 esas, 2019/342 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 94660652-105-38-11156-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2021 gün ve 2021/30459 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun, 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Uzlaşma” başlıklı 254. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık …’un yokluğunda verdiği 06/05/2019 tarihli ve 2019/374 Esas – 2019/342 Karar sayılı mahkumiyet kararının, sanığın bilinen son adresi olan “…Mahallesi … Caddesi No:157/1 …/…” adresine tebliğe çıkartılması üzerine anılan gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligatın “muhatabın taşındığı” gerekçesiyle iade edilmesinden sonra 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, gerekçeli kararın daha önce aynı adrese Kanun’un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerekirken, daha önce usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmamış olan “…Mahallesi … Caddesi No:14 …/…” adresine 35. maddeye göre 03/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 06/05/2019 tarihli mahkumiyet kararının sanığa tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (…) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/05/2019 tarihli ve 2019/374 Esas 2019/342 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.