Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/1401 E. 2021/11550 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1401
KARAR NO : 2021/11550
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1) Sanığın iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen … sayılı plakaları sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alınması, 10.02.2009 tarihli ekspertiz raporunda suça konu plakalar üzerinde herhangi bir mühür izi bulunmadığının tespit edilmesi karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak suça konu araç plakalarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılarak denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Adli Emanetin 2009/4474 sırasında kayıtlı suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi,
b) Suç tarihinde engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, sonuç ceza itibarıyla CMK’nin 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ile TCK’nin 51. maddesindeki “cezanın ertelenmesi” kararının verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.