YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23587
KARAR NO : 2021/10554
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan …’a yönelik eylemleri nedeni ile hakaret suçundan kurulan hükümde; sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 125/3-c, 125/4. maddelerinde tanımlı hakaret suçunu oluşturduğu, suç tarihinde de atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu ve dosya kapsamında sanık ile katılanın uzlaşamadıklarına ilişkin usulünce düzenlenen evrak bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın katılan …’a yönelik eylemleri nedeni ile mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerde; sanığın eylemlerinin; TCK’nin 151/1. maddesinde tanımlanan “mala zarar verme” ve aynı Kanun’un 125/1-4. maddesi kapsamında yer alan “hakaret” suçlarını oluşturduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü nedeniyle yargılama konusu “mala zarar verme” suçu nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanamadığı ve fakat hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre “mala zarar verme” suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Dosya kapsamında bulunan, … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 24/12/2013 tarihli raporuna göre sanığa bipolar bozukluk tanısı
konulduğu, yine dosya kapsamında bulunan 08/04/3014 tarihli aynı hastanece düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre ise, sanığın 06/09/2013 tarihinde işlediği iddia olunan hakaret ve silahla tehdit suçlarına ilişkin, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığı bulunmadığına ve cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin görüş bildirilmiş olması karşısında; sanık hakkında katılan … ve katılan …’a yönelik eylemleri nedeni ile atılı suçların tarihi olan 16/09/2010 itibari ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken; başka tarihli bir suça ilişkin olarak düzenlenen rapor ile yetinilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.