Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/11787 E. 2021/14271 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11787
KARAR NO : 2021/14271
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2, 65/3, 59 ve 81/2. maddeleri gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BAKIRKÖY 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/1992 tarihli ve 1992/334 esas, 1992/464 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri uyarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama yargılaması talebinin kabulü üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23/05/2017 tarihli ve 1992/334 esas, 1992/464 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/03/2021 gün ve 94660652-105-34-21691-2019-Kyb gün ve sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2021 gün ve 2021/35870 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar anılan Mahkemenin 23/05/2017 tarihli ek kararı ile sanığın müşteki Ahmet Nebi Çancı’ya yönelik atılı suçu içerir eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; uyarlama yargılaması öncesi sanığın sonuç cezasının daha lehe olduğu, bu haliyle sonuç ceza itibarı ile 5237 sayılı Kanun’un aleyhine olduğu anlaşıldığından, uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasa’ların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 15/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.