Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/21868 E. 2021/8087 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21868
KARAR NO : 2021/8087
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olup Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yurtta kalan mağdurenin kanuni temsilcisi sıfatıyla Bakanlık vekilinin davaya katılmasına rağmen yokluğunda verilip, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli kararı temyiz etmemesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü işlettiği internet kafeye gelen on üç yaşındaki mağdurenin yanına oturup, bir saatlik zaman dilimi içerisinde yanağından öperek bacakları ile ve cinsel organını okşaması şeklinde sübuta eren eyleminin tek bir suç oluşturduğu gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi ile artırılması,

Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yetiştirme yurdunda kalan ve daha önceden bir başka kişinin cinsel istismarına uğrayan mağdure 16.12.2011 günü yurttan izinsiz çıkarken yakalanmıştır. Yurt görevlisinin yaptığı görüşme sırasında mağdure 07.12.2011 günü başından geçen olayı anlatmıştır. İnternet kafe işleten sanıktan değişik zamanlarda beş, on lira para istediği, ona acıyan sanığın toplamda otuz beş lira verdiği, internet kafede olay günü yanına gelerek bir saat süreyle yanağından öpmek, bacaklarını ellemek kilodu üzerinden cinsel organını ve göğüslerini ellemek suretiyle istismarda bulunduğu iddia edilmiştir. Olayın mahkemece sübuta erdiği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Sayın çoğunluk ile ihtilaflı olduğumuz konu suçun sübutu ve bozma gerekçesi konusundadır.
Mağdure yurttan kaçmayı alışkanlık haline getirmiştir. Olayın geçtiği internet kafeye devamlı insanlar girip çıkmaktadır ve cinsel istismar suçunun işlenebilmesi için pek uygun bir ortam değildir. Kalabalık içinde bir saat süreyle bu suçun işlenme ihtimali düşüktür. Daha önce başka bir kişinin cinsel istismarına uğrayan mağdure, cinsel konuları bilmektedir. Mağdur beyanı dışında olayı ispatlamaya elverişli doğrudan delil yoktur. Bir saat sürdüğü iddia edilen eylemlerin süresi oldukça abartılıdır. Bilgisayar silindiği için kamera kaydı bulunmamaktadır. Mahkemenin dinlediği tanıklar mağdurenin yanına sanığın gitmediğini söylemişlerdir. Olayın intikal şekli doğal değildir. Yurttan kaçarken yakalanan mağdurenin kendisini mazur göstermek için böyle bir beyanda bulunması mümkündür. Sanığın kendisine acıdığı için para verdiğini beyan eden mağdure bu konuda savunmayı doğrulamıştır. Sanıkla mağdure arasında geçtiği iddia edilen yazışmalar ele geçmemiştir. Sanığın işyerinin güvenlik kamerasının tutulduğu bilgisayar hardiski bir hafta önce temizlendiği için olay anını gösteren kamera kaydına ulaşılamamıştır. Yine nedeni cinsel suç olmayıp acıma olduğu mağdure tarafından da ifade edilen sanık tarafından verilen para, suçun işlendiğini doğrudan gösteren delil değildir. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde iddia konusu olayın işlendiği hususu ispatlanamamış olup şüphelidir. Sübuta elverişli açık ve ikna edici delil olmadığından sanığın beraatına karar verilmesi için hükmün bozulması yerine eksik inceleme nedeniyle sayın çoğunluğun verdiği bozma kararına değişik gerekçe ile iştirak etmiyorum.