Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14848 E. 2013/14356 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14848
KARAR NO : 2013/14356
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’un katılan şirket … … İnşaat Taah. Tic. A.Ş.’nin satın almadan sorumlu yetkilisi olduğu, katılan şirkete ait iki adet trans mikser kamyonun, şirket yetkililerinin bilgi ve onayı olmadan sanık …’ün aracılığı ile … İnşaat Turizm San ve Maden Tic Ltd şirketine satışı için anlaşması karşılığında, sanık …’ün, … İnşaat şirketinden katılan şirkete teslim edilmek üzere aldığı 03/08/2009 keşide tarihli, 148.608 TL lik çeki, sanık …’a teslim ettiği; ancak katılan şirketin satışa onay vermemesi üzerine, söz konusu çekin, … İnşaat şirketine iade edilmek üzere bir protokol düzenlenerek sanık …’e teslim edildiği; ancak söz konusu çekin arkasının katılan şirket kaşesinin kullanılıp, şirketin yetkilisi olan …’in imzası taklit edilerek cirolanması suretiyle sanık …’a devredildikten sonra,10.08.2009 tarihinde bankaya ibrazı neticesinde, ilk cironun lehdara ait olamaması ve ciro silsilesinin bozuk olması nedenleri ile banka tarafından
ödenmemesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan ve güveni kötüye kullanma olarak nitelendirilen sanıkların eylemlerinde; söz konusu çek ile ilgili … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çekin, kriminalistik uzmanına tevdi edilmesi ile yapılan inceleme neticesinde düzenlenen, 02.06.2010 ve 06.12.2010 tarihli bilirkişi raporlarında; çek arkasında atılı bulunan imzanın şirketin yetkilisi olan …’e ait olmadığının, imzanın taklit edilerek atıldığının; ayrıca çek üzerinde keşideci olarak atılan imzanın da şirketin diğer yetkilisi … … ‘in el ürünü olmadığının tespit edilerek söz konusu çekin sahte olduğunun anlaşılması ve bu şekilde sanıkların, kamu kurumu olan Bankanın maddi varlıklarından olan sahte çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. Maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.