YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/834
KARAR NO : 2013/14363
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılanın, satmış olduğu bir mal karşılığında sanıktan almış olduğu, … … Ticaret Meş Gıda ve İhtiyaç Mad San Ltd Şti olan, hamiline yazılı, 30.04.2007 keşide tarihli ve 7500 TL bedelli çeki, … Yıldırım Şubesine ibraz etmesi sonrasında, banka görevlilerinin yaptığı incelemede; söz konusu çek ile ilgili Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Ticaret … Gıda ve İhtiyaç Mad San Ltd Şti’nin açmış olduğu iptal davasına istinaden verilen İhtiyati tedbir kararının bulunduğunun belirlenmesi üzerine, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın aşamalarda verdiği savunmalarında; ticaret ile uğraştığını, sattığı bir mal karşılığında söz konusu çeki …’den aldığını beyan etmesine rağmen …’nin açık kimlik ve adres bilgilerinin sanıktan sorularak belirlendikten sonra ifadesine başvurulması suçlamayı inkar etmesi halinde ise samimi yazı ve imza örneklerinin alınarak sahte olduğu tespit olunan çek üzerinde bulunan yazı ve imzalar ile karşılaştırmasının yapılması, sanığın, … isimli kişi ile arasında ticari bir ilişki olduğunu iddia ettiği anlaşılmakla bu ilişkiye dair bilgi ve belgelerin sanıktan istenerek dosya içerisine konulması, çek ile ilgili açılan iptal davası yargılaması kapsamında Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının bulunduğunun anlaşılması karşısında; yargılama dosyasının mahkemesinden istenerek iptal davasının nedeninin açıkça belirlenmesi ve çekin … olarak gözüken … Ticaret Meşrubat Gıda ve İhtiyaç Mad San Ltd Şti’nin yetkililerinin de yargılama kapsamında dinlenilmesinden sonra diğer ciro silsilesinde isimleri bulunan kişiler de araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden çekin aslının dosyaya getirtilerek iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilmeden, bu şekilde, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti, sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.