Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12490 E. 2012/42608 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12490
KARAR NO : 2012/42608
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 508. 55/3, 5237 sayılı Kanun’un 62, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. Ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99.maddesi gereğince 695,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Çocuk Mahkemesinin 01/10/2007 tarihli ve 2006/1996 esas, 2007/1251 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.07.2012 gün ve 2012/12118/42899 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve 2012/200683 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
İsnat olunan suç güveni kötüye kullanma olmasına ve buna ilişkin kanun maddesi tatbik olunmasına rağmen karar gerekçesinde müessir fiil ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, hüküm kısmında da memura yalan beyanda bulunma suçlarının sabit olduğu yazılarak karışıklık yapılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu gözetilerek yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre;
1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hapis ve adlî para cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre belirlenip, takdiri indirimin 5237 sayılı Kanun’un 62.maddesine göre yapılarak, hürriyeti bağlayıcı cezası 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4.maddesi uyarınca paraya çevrilerek ve sonuç cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99.maddesi kapsamında belirlenerek birlikte uygulanması suretiyle karma uygulama yapılmasında,
2-Suç tarihi itibariyle 15 -18 yas grubunda yer alan sanık hakkında hükmedilen 2 ay hapis cezasından 765 sayılı Kanun’un 55/3 ve 5237 sayılı Kanun’un 62.maddeleri uyarınca indirim yapıldığında 1 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilip, 647 sayılı Kanun’un 4.maddesine göre paraya çevrilmesi sonucunda cezanın 363 yeni Türk lirası adlî para cezası olarak belirlenip, sonuç cezanın 607 yeni Türk Lirası adlî para cezası olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 1.fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.” Hükmü yer almaktadır. Belirtilen maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna başvurunun ilk koşulu hâkim veya mahkeme tarafından verilen karar veya hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Henüz kesinleşmemiş karar veya hükümler için bu yasa yoluna başvurulamaz.
İncelenen dosya içeriğine göre, esasen temyiz yolu açık olmak üzere verilmesi gereken 01.10.2007 gün ve 2006/1996 esas, 2007/1251 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, ceza miktarı itibariyle kesin olarak verildiğinin bildirildiği, buna karşın sanığın süresi içinde hükmü temyiz etmesi üzerine mahkemece, verilen hükmün kesin olduğundan bahisle vaki temyiz isteminin reddine ilişkin 01.04.2008 gün ve aynı sayılı red kararının ise hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu bu nedenlerle … 3. Çocuk Mahkemesince verilen 01.10.2007 tarihli hükmün kesinleşmediği ve sanığın 20.02.2008 tarihli dilekçesinin, hukuken geçerli, temyiz yasa yoluna başvuru talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Yargıtay C.Başsavcılığının düzenlediği ihbarnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, sanığın 20.02.2008 tarihli dilekçesi gereğince … 3. Çocuk Mahkemesince verilen 01.10.2007 gün ve 2006/1996 esas 2007/1251 sayılı hükmün temyizen incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlendikten sonra Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.