YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17140
KARAR NO : 2012/43128
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 12.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda bazı reçetelerin ekrana girişinde yapılan hatalardan dolayı kurumun 327 TL zarara uğratıldığının belirtilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından; Emekli Sandığı teftiş kurulu müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporunda …’le ilgili bir kısım reçeteleri usulsüz olarak düzenledikleri ve haklarında cezai işlem yapılması gerektiği belirtilen doktorlar … ve … hakkında soruşturma veya açılmış dava olup olmadığı,bulunması halinde dosyaların getirtilerek bu dosya ile birleştirilmesi mümkün değilse dosyasının ayrıntılı olarak incelenerek onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, … ile ilgili reçetedeki değişikliğin kim tarafından yapıldığının açıklığa kavuşturulması bakımından doktor …’ın tanık olarak dinlenilmedsi, …’a ait reçeteye ekli küpürdeki gibi “SSK malıdır satılamaz” kayıtlı ilaçların eczanelerce satılma ve bulundurulmasının uygulamada mümkün olup olmadığının ilgili kurumlardan sorularak araştırılması ve ayrıca söz konusu küpürde tahrifat yapılıp yapılmadığının incelenerek belirlenmesi gerekirse bilirkişi raporu alınarak, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekil de hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.