YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20906
KARAR NO : 2011/6242
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Yasa uyarınca duruşma açılarak veya açılmadan dosya üzerinden verilen bütün uyarlama kararlarına yönelik yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu ve yapılan itirazları inceleme yetkisinin de Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/253E, 2003/962K sayılı ilamının infazı sırasında resen ele alınarak mahkemece dosya üzerinden 28.06.2005 tarihli ek karar ile uyarlama yapılarak yeniden hüküm kurulduğu, ek kararın hüküm fıkrasının son kısmında, yargı yolu olarak itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, hükümlünün yasal süreden sonra yapmış olduğu 23.02.2007 tarihli itirazın temyiz talebi olarak kabulüyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, müştekiye yönelik eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143 maddelerindeki gece vakti hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, suç tarihine göre mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşma işlemi yapılarak sonucuna göre, 5237 Sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaylara uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın alt ve üst sınırlar gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve 765 sayılı Yasada ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının tespiti ile bireyselleştirmenin yapılması amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre,
2-5237 Sayılı TCK’nın lehe olduğunun kabulüyle yapılan uygulamada özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen hükümlü hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK.’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, müştekiye yönelik eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143 maddelerindeki gece vakti hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, suç tarihine göre mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşma imkanı sağlandıktan sonra, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 493/1-son, 522 maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 53; 116/1-4, 53 ve 151/1, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.