Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7348 E. 2021/10613 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7348
KARAR NO : 2021/10613
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde vekalet ücretiyle sınırlı olarak temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacıların eşi/babası …’ın karıştığı kaza sonucu öldüğünü, ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların 3.kişi olarak uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.12.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 50.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın şirketlerinde trafik sigorta poliçesi bulunmadığından kendilerine husumet düşmeyeceğini de belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacılar desteğinin kazadaki asli kusuru nedeniyle, bu kusura denk gelen zarardan davalı sigortacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara davacılar vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davanın kabulü ile davacı … için 6.136,11 TL. ve İlayda için 43.863,89 TL. olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.12.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekilinin, davacı … için kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanun’la değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrasında; 5.000,00 TL’nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu; 5.000,00 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği; 40.000,00 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı …’in tazminat alacağı aktüer raporuyla 8.784,85 TL. olarak hesap edilmiş ve davacılar vekili bu davacı için ıslahla 6.136,11 TL. tazminatın davalıdan tahsilini istemiş ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu miktar hüküm altına alınmış; bu karara karşı (davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden) davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Davacı … için hesap edilen ve hüküm altına alınan tazminat (6.136,11 TL.) ile işbu tazminatın fer’i niteliğinde olan vekalet ücretine ilişkin karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin, davacı İlayda için kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacı İlayda için vekalet ücretinin Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereği hesap edilen nispi ücretin 1/5’i tutarında olması gerekirken, tam nispi vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alındığında, temyiz edenin sıfatı ile aleyhe bozma yasağı gereği bu yönün bozma sebebi yapılamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin davacı … yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacı İlayda yöynünden İHH kararının ONANMASINA; dosyanın, hakem kararının saklanması kararını veren … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 20/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.