YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10085
KARAR NO : 2011/4799
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
Dolandırıcılık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503/1.(2 kez) maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 442 yeni Türk lirası, 6 ay hapis ve 100 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2007 tarihli ve 2006/81 esas, 2007/42 sayılı kararını müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2010 tarihli ve 2009/2-1826 sayılı yazısıyla ilamın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına yönelik talebi üzerine, anılan kararın kesinleştiği anlaşılmakla dava zamanaşımı konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 10/06/2010 tarihli ve 2006/81 esas, 2007/42 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/02/2011 gün ve 2010/1557/8641 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2011 gün ve 2011/110023 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, suç tarihi Haziran-Temmuz/2000 olup, kararın verildiği 13/02/2007 tarihi ile kesinleştiği 17/01/2008 tarihleri arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması karşısında, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müşteki …’ün soruşturma evresinde alınan 06.02.2001 günlü ifadesinde, 2000 yılı Haziran ayı içinde tanıştığı sanığın kendisinden işe sokmak vaadiyle 200 TL aldığını beyan etmesi, diğer müşteki …’ın ise yargılama aşamasında 09.04.2001 tarihli oturumdaki beyanında, aynı şekilde geçen yıl Haziran ayı içinde 200 TL istediğini ve bu miktardaki parayı da banka havalesi yoluyla gönderdiğini söylemesi, ayrıca söz konusu ifadeleri doğrulayacak şekilde …Ziraat Bankasından 30.06.2000 tarihinde anılan işlemin yapıldığının anlaşılması karşısında,
suç tarihi olarak 30.06.2000 gününün kabulü gerekeceği,
Bu itibarla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. Ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 30.06.2000 tarihi ile hükmün verildiği 13.02.2007 tarihi arasında henüz dolmadığı ancak hükmün kesinleştiği 17.01.2008 tarihi itibariyle 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2007 gün ve 2006/81 esas, 2007/42 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık … hakkında iki müştekiye karşı dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.