Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16978 E. 2012/42691 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16978
KARAR NO : 2012/42691
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya Kredi Kuruluşlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık Suçuna İştirak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, … isimli şahsa bankadan otomobil kredisi çekmek amacıyla yanında çalışıyormuş gibi maaş bordrosu düzenleyip verdiği ve adı geçen şahsın da katılan bankadan 25.000 TL otomobil kredisi çekmesi eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının
Reddine, ancak;
1-TCK’ nın 53. maddesi uygulanırken, münhasıran sanığın bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisinden şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkalarının 3167 sayılı yasanın 13/1. maddesinde düzenlenen ve suç olmaktan çıkarılan çek defterini geri vermeme eylemine ilişkin olduğu anlaşılmakla ,hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.