Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7702 E. 2012/41756 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7702
KARAR NO : 2012/41756
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
1-Suç tarihinin tam olarak tespiti açısından yıkımın hangi tarihte yapıldığının ilgili şirket kayıtlarından kesin olarak araştırılmasından sonra, katılanın şikayetinin süresinde olup olmadığının belirlenmesi ve bu şekilde soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleştiğinin tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın, yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu şirketin faydalanması amacıyla müştekiye ait 31 pafta 1687 parsel nolu taşınmazı üzerinde bulunan binayı yıkmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddiası ile ilgili olarak mahkemece sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, işletmenin ihtiyacı olan yol ve köprü yapmak üzere suça konu metruk binanın civarındaki taşınmazları satın alarak yıktırdıkları, müştekiye tüm aramalara rağmen ulaşamadıkları, nitekim halen Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davasının devam ettiği, yıkılan binanın üzerinden yol geçirildiği, bu itibarla zarar verme kastı bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması amacıyla devam eden Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve kal davasının sonucunun beklenmesi ile sanığın kastının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.