YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7695
KARAR NO : 2012/41761
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, olay gecesi alkollü vaziyette camiye girerek imam odasını karıştırıp odadaki suntayı kırarak ve sigara içip izmaritini yere atarak mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuş ise de, sanığın olay gecesi kalacak yeri olmadığından yatmak için caminin ayakkabılık bölümüne geldiği ve sol tarafta bulunan halılara sarılarak yattığı şeklindeki savunmasının, müştekinin 23.05.2009 tarihli “…04.10 sıralarında görevli olduğum camiye gelip ayakkabılık bölümüne girdiğimde bir şahsın yattığını gördüm, ana kapıyı açarak içeri girdim, ışıkları açtım, imam odasını da anahtarla açarak girdim” beyanı ile örtüştüğü, yine 23.05.2009 tarihli olay yeri krokisinde sanığın bulunduğu yerin “ara” olarak gösterilen sokak giriş kapısı ile camiye açılan kapı arasında olduğunun gösterildiği, olay yerinden alınan parmak izlerinin sanığa ait olmadığının tespit edildiği yine sigara izmaritinin sanığa ait olduğuna dair herhangi bir tespitin de dosyada mevcut bulunmadığı, bunun dışında olaya ilişkin başkaca tanık ya da delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.