YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1201
KARAR NO : 2021/1497
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı … Marketçilik Ltd. Şti. hakkında kredi borçları nedeniyle … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/10571 sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, icra takibinin 07.11.2014 tarihi itibariyle 248.812,65 TL alacak üzerinden kesinleştiğini, bu aşamada davalı şirket tarafından … ili, Osmangazi ilçesi, … Mahallesi, 695 ada, 11 parsel, F blok, 2. ve çatı katı 5 nolu taşınmazın 85.000,00 TL bedel ile 25.07.2014 tarihinde …’e devredildiğini, yapılan bu devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılan anlaşmalı bir devir olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın davalılar arasında yapılan satış işleminin müvekkili banka açısından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; taşınmazı 25.07.2014 tarihinde 110.000,00 TL bedel ile satın aldığını, ancak tapu devir aşamasında fazla harç çıkmasın diye satış bedelini 85.000,00 TL olarak gösterdiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Marketçilik Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın devir tarihi olan 25.07.2014 tarihi itibariyle serbest piyasa değerinin 140.636,00.-TL olduğu, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedelinin 85.000,00 TL olduğu, dinlenen tanık beyanları ve davalı tarafın beyanları dikkate alındığında satış bedelinin 110.000,00 TL olduğu, tüm bu değerler dikkate alındığında davalılar arasında yapılan satış işleminin alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile muvazaalı olarak yapılan bir işlem olduğu hususunun sübuta ermediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasından maksat, İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın ön koşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278,279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın devir tarihi olan 25.07.2014 tarihi itibariyle serbest piyasa değerinin 140.636,00 TL olduğu, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedelinin 85.000,00 TL olduğu, dinlenen tanık beyanları ve davalı tarafın beyanları dikkate alındığında satış bedelinin 110.000,00 TL olduğu, tüm bu değerler dikkate alındığında davalılar arasında yapılan satış işleminin alacaklıdan mal kaçırmak kastı ile muvazaalı olarak yapılan bir işlem olduğu hususunun sübuta ermediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dosya içerisindeki tapu kayıtları ve resmi akit tabloları incelendiğinde dava konusu … ili, Osmangazi ilçesi, … Mahallesi, 695 ada, 11 parsel, F blok, 2 ve çatı katı 5 nolu taşınmazın davalı borçlu şirket tarafından 25/07/2014 tarihinde 85.000,00 TL bedelle davalı …’e devredildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan 01/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazın tasarruf tarihi olan 25/07/2014 tarihi itibariyle serbest piyasa değerinin 235.906,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak; bu rapora davalı vekilince yapılan itiraz üzerine alınan 27/02/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; bu defa dava konusu taşınmaza ilişkin olarak daha önceki malik tarafından kredi almak için … Bankasının yaptırmış olduğu 18/06/2014 tarih ve 2014/İŞ-0546 sayılı değerleme raporu ve ayrıca … Belediye Başkanlığı’nın 2016 yılı bina bildirim kayıt dökümü de dikkate alınmak suretiyle yapılan serbest piyasa araştırma neticesinde dava konusu taşınmazın devir tarihi olan 25/07/2014 tarihi itibariyle değerinin 140.636,00.-TL olduğu belirtilmiş olup mahkemece de bu ek rapor hükme esas alınmışsa da; raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Bu durumda, bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik içerisinde mülk bilirkişisinin de yer aldığı yeni bir uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek çelişkiyi giderici bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.