YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14018
KARAR NO : 2012/38162
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda,katılan bankanın şubelerinde kullanılan yangın söndürme malzemelerinin bakım işi ile ilgili olarak Universal Yangın Söndürme Malzeme İmalat İnşaat Eğitim Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile anlaşma yaptıkları, olay günü sanığın kendisini katılan kurum ile anlaşmalı şirket görevlisi gibi tanıtarak katılan kurumun anlaşmalı olduğu şirketin adına benzer bir isimle kurulan şirketin isminin benzerliğini kullanarak evrak gösterip, dolum ücreti adı altında yangın söndürme tüplerinin bakımını yapıp 354,00 TL tahsil ettiği iddiası karşısında,katılan kurumun anlaşmalı olduğu şirket ile sanığın çalıştığı şirket adlarının benzer olmasında sanığın bir kusurunun da bulunmadığı, aynı işin katılan kurumun anlaşmalı olduğu şirket tarafından yapılması halinde de aynı ücretin ödeneceği, bu nedenle eksik … yapıldığı iddiasının da bulunmaması nedeniyle katılan kurumun zararından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.