YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20213
KARAR NO : 2013/4773
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Taşıyıcılar Kooperatifi başkanı olan müştekiyi arayan sanık …’ın, kendisini … … olarak tanıtıp … Dernegi başkanlığını yaptığını söyleyerek … yararına bastırılan kitaptan yardım amacıyla satın alıp alamayacağı hususunda müşteki ile görüştükten sonra satın alabileceğini söyleyen müştekinin işyerine gelen sanıkların tanık … …’e … derneğinden geldiklerini, başkan ile telefonda görüştüklerini, 1 adet kitap getirdiklerini söyleyerek 100 TL alıp makbuz kesip vermek suretiyle müştekiyi … yararına yardım amaçlı kitap sattıklarına inandırarak haksız menfaat elde ettiklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda, eylemlerinin dernek tüzel kişiliğinin araç olarak kullanılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.