YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6065
KARAR NO : 2012/37534
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
Mala zarar verme ve hakaret suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 125/1, 62/1 (iki kez), 52.maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hakaret suçu nedeni ile verilen 1.500,00 Türk lirası adlî para cezasına dair hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesine göre açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2011 tarihli ve 2010/159 esas, 2011/252 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22.03.2012 gün ve 2012/4775/17567 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2012 gün ve 2012/93666 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki …’ın 28/11/2011 tarihli duruşmada sanık hakkında şikâyetçi olmadığını bildirmiş olması karsısında, hakaret ve mala zarar verme suçlan yönünden açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/83 sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise, koşulları bulunduğu taktirde kanun yararına bozma yasa yolu ile incelenebilme olanağının mevcut oluşu ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, hükmün hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği hallerde açıklanmayan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmadığından, hakaret suçu nedeni ile verilen 1500.00 TL adli para cezasına dair hükmün 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm yönünden 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce mala zarar verme suçu yönünden yerinde görüldüğünden; Çal Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2011 gün ve 2010/159 esas 2011/252 sayılı kararının CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, mala zarar verme suçundan ceza tayinine ilişkin 2. bendin hükümden çıkartılmasına, açılan davanın, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.