YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3633
KARAR NO : 2021/4308
KARAR TARİHİ : 07.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 02/01/2020-2019/İHK-20564 sayılı kararın, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği görüşüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili; 13.07.2017 tarihinde … plakalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda yaralanan davacının malul kaldığını, aracın kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından davalı …’na başvuru zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL. sürekli iş görmezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 350,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL yol gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.03.2019 tarihli dilekçesiyle taleplerini toplam 92.063,93 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik için 88.891,93 TL, bakıcı gideri için 1.422,00 TL maluliyet tazminatına 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik için 100,00 TL talebin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile 88.891,93 TL sürekli maluliyet tazminatının 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine ilişkin verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Kaza tarihinde trafik polisleri tarafından düzenlenen 13.07.2017 tarihli trafik tespit tutanağında “.. Kazanın oluşumunda yaya …’in KTK’nın 63/1-b-3 maddesini ihlal ederek kusurlu olduğu, otomobil sürücüsünün ise kusursuz olduğu” belirtilmiştir.
Davacı tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/102 sayılı D.iş dosyasında trafik bilirkişisinden aldırılan 08.08.2017 tarihli raporda “otomobil sürücüsü Yağmur Uyar’ın 2918 sayılı KTK’nın 47/1-d ve kaza tarihinde sürücü belgesi bulunmadığı halde araç kullandığı dolayısıyla yeteri kadar trafik eğitimi almadığı ve bu kazada mesleki acemilik göstererek aynı Kanun’un 36. maddesini ihlal ederek %40 kusurlu olduğu, davacı yayanın ise aynı Kanun’un 68. maddesinin b bendini ihlal ettiği ve %60 kusur olduğu” belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince Sigorta Eksperi ve Makine Mühendisi bilirkişisinde aldırılan 27.08.2019 tarihli raporda “otomobil sürücüsü Yağmur Uyar’ın 2918 sayılı KTK’nın 47/1-d ile sürücü belgesi sahip olmamasından ve bu nedenle kazayı önlemede tedbirde acemilik gösterdiğinden, fren tedbirinde geç kaldığından dikkatsiz ve tedbirsiz kaldığından %50 kusurlu olduğu, davacı yayanın ise aynı Kanun’un 68/1-b-3 maddesini ihlal ettiğinden %50 kusurlu olduğu” belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının %60 davalının %40 kusur oranına göre düzenlenen hesap raporu hükme esas alınmış, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de davalının kusura yönelik itirazı reddedilmiştir.
Dosya kapsamındaki her iki kusur raporu incelendiğinde, her iki raporda da davalıya sigortalı araç sürücüsü ile davacı yayaya atfedilen kural ihlallerinin aynı olmasına rağmen farklı oranlarda kusur oranı belirlendiği, trafik tespit tutanağında da davacının %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalının itirazının ise davacı yayanın %100 kusurlu olduğuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, alanında uzman bilirkişiden dosyada mevcut tüm kusur raporlarını da irdeleyerek kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3- Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 12.368,95 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği’n 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.