YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11869
KARAR NO : 2012/42788
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin menfaatin en son elde edildiği tarih olan 01.11.2008 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın SSK’dan emekli aylığı alan babasının 12.06.1993 tarihinde ölümünden sonra almak amacıyla evli olduğu … ile boşanıp, birlikte aynı evde yaşamaya devam ederek 01.10.2002 ve 31.10.2008 tarihleri arasında toplam 5.268. TL haksız çıkar sağladıklarının iddia olunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; dosya arasında bulunan boşanma dosyasının sanıklara ait olmadığı anlaşılmakla, sanıklara ait boşanma dosyasının getirtilerek, denetime izin verecek şekilde çekişmeli veya anlaşmalı boşanma olup olmadığı, anlaşmalı boşanma ise anlaşma metninin incelenmesi, taraflara nafaka veya maddi-manevi tazminata hükmedilip hükmedilmediği, hükmedilmiş ise, fiili ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesinden sonra, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy;
Sanıkların boşandıklarına dair boşanma tarihlerini gösteren nüfus kayıt örnekleri dosyada mecvut olup, boşanma tarihi konusunda tereddüt yoktur.
Mevzuatta anlaşmalı boşanma hakkı tanınmış olup, boşanmanın hangi gerekçeye dayandığını hakimin araştırma yetkisi bulunmamaktadır.
Gerekçesiz olarak boşanma hakkı tanındığına, boşanmış kişilerin birlikte oturmalarına yasal engel olmadığına ve sanıkların maaş almak için boşanmalarında hile sayılacak bir yalan bulunmadığına göre; geçerli bir boşanmadan sonra birlikte oturan eşlerin Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan maaş almaları ancak yasal bir düzenlemeyle engellenebilir. Nitekim SSK 2008 yılı itibariyle bu düzenlemeyi yapmış bulunduğundan haksız alınan maaşların geri alınması mümkün olmuştur.
Somut olayda; dolandırıcılık suçunu oluşturacak hile unsuru bulunmadığından beraat kararı yerindedir. Boşanma kararının dosyada olup olmaması hükme tesir etmeyecektir.
Bu nedenle eksik inceleme gerekçesiyle kararın bozulmasına yönelik çoğunluk görüşüne katılmıyorum.