YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2202
KARAR NO : 2021/10187
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 22/12/2014 tarih, 2014/10819 Esas ve 2014/19087 Karar sayılı ilamında özetle; KTK’nın 94. maddesi gereğince sigorta poliçesinin feshine ilişkin herhangi bir delilin ortaya konulmadığı ve KTK’nın 95/2. maddesi gereğince feshe ilişkin durumun sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, davacı olan 3. kişiye karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigortası poliçesinin bulunduğu ve davalı … şirketinin de meydana gelen zarardan sorumlu olduğu dikkate alınıp, işin esası yönünden bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 30.724,31 TL, … için 1.028,21 TL, … için 3.161,86 TL, … için 1.360,83 TL, … için 5.166,65 TL, muris davacı … mirasçıları için 4.480,36 TL, muris davacı … mirasçıları için 1.120,34TL, davacı … için 500,00 TL (fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına) olmak üzere toplam 47.542,56 TL. maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 06/08/2007 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine; cenaze ve defin giderlerine ilişkin talebin kısmen kabulü ile 1.882,54 TL’nin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 06/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin, davacılar …, … ve davacı … mirasçıları lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyiz talebi yönünden; 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK’un 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820,00 TL’ye çıkarılmıştır.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar lehine hükmolunan tazminatlara ilişkin karar, anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1/6/1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay’ca da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma sebebi yapılan yönler (husumet) bakımından, bozma ile davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Dava konusu kazaya karışan araç için, davalı … tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği; ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 60.000,00 TL. olduğu görülmektedir. Bu itibarla; davalı trafik sigortacısının, davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararı ve cenaze gideri zararı nedeniyle sorumluluğunun 60.000,00 TL’lik limitle sınırlı olduğu açıktır.
Davaya konu edilen kazadaki ölüm olayı nedeniyle, dava dışı … Başkanlığı tarafından davacılara 82.204,62 TL. rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir ödemesi yapıldığı; ödenen bu bedelin eldeki davanın davalısı ile araç maliki ve sürücüsünden rücuen tahsili için … 1. İş Mahkemesi’nin 2008/678 E.- 2010/1074 K. sayılı dosyasında açılan davanın (taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL. için) kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği; … tarafından … 1. İş Mahkemesi’nin 2014/622 Esas ve 2014/713 K. sayılı dosyasında açılan ek davada ise, 36.102,31 TL’nin eldeki davanın davalısı ile araç maliki ve sürücüsünden tahsiline ilişkin verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 18/04/2016 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu kaza nedeniyle, …’nın davacılara ödediği bedeli davalımızdan rücuen tahsil için açtığı iki ayrı dava sonunda, 41.102,31 TL. için davalımız aleyhine tahsil hükmü kurulduğu, davalının sorumluluğu poliçe limiti (60.000,00 TL) ile sınırlı olduğundan ve 41.102,31 TL’lik limit tüketilmiş olduğundan, bakiye teminat limiti dahilinde davacıların tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.
Mahkeme tarafından hükme esas alınan 20/01/2020 tarihli aktüer raporuyla, davacıların talep edebileceği tazminat miktarları hesaplanmış olmakla birlikte, davalının sorumlu olduğu miktarların bakiye teminat limitine göre belirlemesi yapılmamış; davacıların tazminat alacakları hesap edilip … tarafından yapılan ödemelerin düşülmesiyle sonuç tazminatlar belirlenmiştir. Her bir davacının talep edebileceği tazminat miktarından davalının bakiye teminat limitine göre sorumlu olacağı miktarları garame usulü ile hesap etmeyen rapor hükme esas alınabilecek nitelikte değildir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı aleyhine … 1. İş Mahkemesi’nin iki ayrı dosyasında hükmedilen 41.102,31 TL’lik miktar için teminat limitinin tükendiği; davalının
bakiye teminat limiti olan 18.897,69 TL. ile sınırlı biçimde davacıların tazminat taleplerinden sorumlu olduğu dikkate alınmak suretiyle, konusunda uzman başka bir aktüerya bilirkişisinden, 2020 verileriyle davacıların tazminat alacaklarını doğrudan (… ödemesi düşümü yapılmadan) hesap eden ve hesaplanan tazminatlar ile bakiye teminat limitini gözeterek garame hesabı ile sonuç tazminatları belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün belirtilen yönlerden kesin olması nedeniyle REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.