Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/15783 E. 2012/5615 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15783
KARAR NO : 2012/5615
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ….. ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.03.2007’de ikinci el oto pazarında davalı …’in satışa sunduğu, ruhsatı davalılardan…’e ait aracı… vekili olan diğer davalı …’dan 33.000,00 TL ya satın aldığını, 10.000,00 TL değerindeki aracını davalı …’e verdiğini, 23.000,00 TL yı da davalı …’e elden verdiğini, aracı almadan önce ekspertiz yapması için öteki davalı şirkete gittiğinde araçta bir problem olmadığı yönünde sözlü onay verdiklerini, araçta sürekli arızalar çıkınca servis ücretleri yüzünden maddi kayıplara uğradığını, neticede araçtaki asıl sorunun aracın selde kalması nedeniyle perte ayrılmış olduğunu 12.2.2009’da öğrendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin geriye etkili olarak iptaline ve menfi zarar tazminatına hükmedilmesini, 33.000,00 TL araç bedelinin yasal faiziyle birlikte…, …ve …’den tahsiline, servisin ihmali sonucu haksız yere alınan 5.700,00 TL masrafın… Ltd. Şt.nden tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece
2011/15783-2012/5615
hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda, mahkemece hüküm kurulurken kısa kararda davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile, aracın iadesi şartıyla 33.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne hükmedilmiş, gerekçeli kararda ise davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile, araç satışıyla ilgili noterde yapılan 22.03.2007 tarihli akdin iptaline, 33.000,00 TL araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı …’den tahsiline karar verilmiştir. Gerekçeli karar ve kısa karardaki hükmün az yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece, az yukarıda açıklandığı üzere ve 10.4.1992 tarih ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi kısa karar ile bağlı kalınmadan, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, yeniden bir karar verilmesi için çelişkili olarak kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalı …’in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacı ve davalı …’in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.