Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19160 E. 2013/4576 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19160
KARAR NO : 2013/4576
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Bursa Büyükşehir …’ne ait otobüste şoför olarak çalışan katılanın, yolcu almak için durağa yanaştığı sırada yolu kapatması üzerine, sanık …’ un yanında diğer sanık … de bulunduğu halde, sevk ve idaresindeki araçla katılanı uyarmak amacıyla selektör yapıp kornaya bastığı, bunun üzerine katılanın el kol hareketleri yapması nedeniyle sanıkların araçtan inerek otobüsün yanına gittikleri, çıkan tartışma sırasında sanıkların Bursa Büyükşehir …’ ne ait otobüse vurarak tampon kısmında ezik ve çökükler meydana getirmek suretiyle zarar verdikleri şeklindeki eylemlerinin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’ nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, somut olayda, sanık …’ in sabıkasız olduğu, sanık …’ un adli sicil kaydında yer alan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine yönelik ilamın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla; yaralama suçundan dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş, giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılandan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanıkların işlemiş olduğu yaralama suçundan dolayı “katılanın zararını gidermediklerinden” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’ nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.