Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18513 E. 2013/4584 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18513
KARAR NO : 2013/4584
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, bir inşaattan temin ettiği … kesme aleti ile … … binasının içinde bulunan okul kantini penceresinin … korkuluklarını kesmek ve pimapen pencereyi zorlayarak yerinden çıkarmak suretiyle içeriye girip, kantinde bulunan 48 adet …, 24 adet … ile 40 TL bozuk parayı alması şeklindeki eyleminin kamu malına zarar verme ve kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden; kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması gerekirken ayrıca aynı yasanın 142/1-b maddesinin de gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından tayin olunan 10 ay ve 5 ay hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesi sırasında, tayin olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya karar verilebileceği gözetilmeden, ceza süresi olan 10 ay ve 5 ayı aşacak şekilde 1 yıl süre ile internet kafelere gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin (f) bentlerindeki “1 yıl” olarak belirlenen sürelerin, lehe olarak alt sınırdan uygulanmak üzere “5 ay” ve ” 2ay 15 gün” olarak değiştirilmesi suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.