Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/8965 E. 2013/17376 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8965
KARAR NO : 2013/17376
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,davalı firmadan koşu bandı satın aldığını, cihazın sık sık arıza yaptığını, muhatap firmanın teknik servisine arızaları gidermek için teknik tamirat yaptırdığını, davacı …’nın 01/09/2010 tarihinde spor yapmak için yürüyüş bandına çıkınca güvenlik kilidi takılı olmasına rağmen bandın aniden hızlandığı ve davacı …’nın duvara çarptığı, parmağının kırıldığı, daha sonra savrularak 2007 doğumlu kızları …’e çarptığını, davacı …’in burnunun kırıldığını, sağ el bileziğinin zedelendiğini, dudağının patladığını, bu hususta ilgili adli tıptan rapor alındığını, belirterek cihazın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıplı bir cihaz olması nedeni ile iadesine karar verilmesi ile ürün bedeli olan 799,00-TL asıl alacağın davalıca yasal faizi ile ödenmesine, yaşadıkları acı ve üzüntü nedeniyle …. için 2.000,00-TL, … için 2.000,00-TL … …. için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,manevi tazminat koşulları oluşmadığı ve … Belgesi Uygulama Easlarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
2013/8965-17376
Davacılar, koşu bandının gizli ayıplı olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açmışlar, davalı ise üründe ayıbın sözkonusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, ürünün gizli ayıplı olup olmadığı irdelenmeden hazırlanan makine mühendisi ve hukukçu bilirkişiden alınan raporların uyuşmazlığı çözecek nitelikte bulunmadığı, eksik ve yetersiz raporun bu haliyle hükme dayanak alınamayacağı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece konusunda uzman makine mühendisi ya da yüksek makine mühendisi ve hukukçudan oluşacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak ürün üzerinde inceleme yaptırılıp taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak yürüyüş bandında üretim hatası olup olmadığı, üründe gizli ayıbın söz konusu olup olmadığı, ürünün kullanım hatasından dolayı mı, yoksa fabrikasyon hatasından dolayı mı birden hızlanıp yavaşladığı tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı ederek, yetersiz ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.