YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13122
KARAR NO : 2012/333
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı … Bankasından almış olduğu krediye davalının da kefilolduğunu, davalı kefilin, söz konusu kredi borcunu ödediğinden bahisle, 6.650,00 TL’nin tahsili için aleyhine takip başlattığını, oysa ki davalının bu miktar üzerinden alacaklı olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/3066 Esas sayılı icra takibi nedeniyle davalıya 262,85 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen miktarın %40′ ı oranında hesaplanan 105,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı ya verilmesine, reddedilen miktarın %40’ı oranında hesaplanan 2449,72 TL icra inkar tazminatının ise davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-İcra İflas Kanununun 72/rV maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının reddi üzerine, davalı alacaklı lehine inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, dava sırasında verilip uygulanan bir ihtiyati tedbir kararıyla alacaklının alacağını geç almasına sebebiyet verilmiş olmalıdır. Temyize konu davada davacının dava dilekçesindeki talebi üzerine mahkemece tensip zaptı ile, “alacağın %15’i oranında teminat yatırıldığında İİK.nun 72. maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir konulmasına” şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmişse de, davacı tarafından söz konusu teminatın yatırıldığına ve verilen tedbir kararının infaz ettirildiğine ilişkin gerek dava, gerekse icra dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, davacı borçlu aleyhine inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, davacıdan reddedilen miktarın %40’ı oranında hesaplanan inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Dava, davalı alacaklı tarafından 6.650,00 TL üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava değeri olan 6.650,00 TL üzerinden karar ve ilam harcı yatırılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğine göre, davada vekille temsil edilen davalı yararına, reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilememiş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek ananması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (3) no’lu bendinde bulunan (reddedilen miktarın %40’ı oranında hesaplanan 2.449,72 TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine ( … davalının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, yine aynı bölüme ayrı bir bent halinde, (Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.