YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10197
KARAR NO : 2012/44734
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Tehdit, Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme, tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun 02/03/2010 gün ve 2009/9-259, 2010/47 sayılı kararında açıklandığı üzere, görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmiş olması karşısında, bu suçtan kurulan hükümde 5237 sayılı yasanın 43/2.madde ve fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, arkadaşları ile birlikte gece geç saatlere kadar alkol aldığı, sanığın ağabeyi olan mağdur …’ın sanığı eve götürmek için yanına geldiği, sanığın eve gitmek istememesi üzerine sanık ile mağdur … arasında tartışma yaşandığı, bunun üzerine mağdur …’ın yalnız olarak eve döndüğü, bir süre sonra sanığın sopa ile evlerinin önüne gelerek bağırıp çağırmaya başladığı ve mağdur …’ı kastederek öldürmekle tehdit ettiği, mağdurun da bu sırada evin penceresinden kuru sıkı tabanca ile havaya ateş ettiği, aile efradının korkup olayı polise bildirdiği, bunun üzerine müşteki ve mağdur polislerin olay yerine intikal ettikleri, sanığı sakinleştirmeye çalıştırdıkları, ancak sanığın sakinleşmediği, kelepçe vurularak götürülmek istendiği, görevli polis memurlarına tehdit içerikli sözler sarfederek hakkında işlem yapılmasına engel olmaya çalıştığı, zor kullanılarak kelepçe takılıp ekip otosuna bindirildiği, sanığın bindirildiği ekip otosunun duvarlarına vurarak zarar meydana getirdiği, suçlarını işlediği sebebiyet verdiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
İddianamede yer almadığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK’nın 125/4.maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/2.maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.