YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10610
KARAR NO : 2012/42052
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, pasaportta sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin inclenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurların çalışmak amacıyla Almanya’ya gitmek üzere, vize temini için sanık … ile anlaştıkları ve pasaportlarını sanığa teslim ettikleri, sanık …’un diğer sanık … vasıtasıyla temin ettiği, şekil olarak gerçek olan ancak içeriği sahte vizelerin bulunduğu pasaportları mağdurlara iade ettiği, Almanya’ya giden mağdurların pasaport kontrollerinde vizelerinin sahte olduğu anlaşılarak görevlilerce Türkiye’ye geri gönderildikleri olayda, mağdurların sanık … ile sahte vize temini için değil, gerçek vize alması için anlaştıkları cihetle, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay CGK.nun 24/03/2009 tarihli 2-270, 68 sayılı kararında belirtildiği üzere; tekerrür 765 Sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmiş olup, tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 Sayılı TCK lehe kabul edilerek yapılan uygulamalarda, bu kanunun aleyhe olan ve infazı ilgilendiren 58. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322. Maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkralarından tekerrüre ilişkin kısımların tamamen çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin inclenmesinde;
Pasaportta sahtecilik suçunda lehe yasa belirlenirken, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 350.maddesine uyduğu göz ardı edilerek, eylemin 765 sayılı TCK.nun 342/1 maddesine uyduğu kabulüyle, 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin sanıklar lehine bulunduğu gerekçesi ile uygulama yapılarak sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.