Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16563 E. 2012/42116 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16563
KARAR NO : 2012/42116
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Beyoğlu Vergi Dairesinin vergi mükellefi olarak sahte fatura ve … Lokantasında yemek organizasyonu olduğuna dair davetiye bastırdığı, kendisini maliyeci olarak tanıtıp şikayetçiye 150 TL karşılığı yemek davetiyesi satmak istediği, şikayetçinin böyle bir yemek olmadığını öğrenmesi üzerine sanığın durumundan şüphelenerek yakalattığı anlaşılmakla, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazların redddine.Ancak;
Sanığın, adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşullarının oluşması ve mahkemece belirlenip giderilmesi gereken herhangi bir zararın da bulunmaması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin uygulama koşullarının varlığı araştırılıp tartışılmadan, “sanığın her iki cezası için hükmün açıklanmasının ertelenmesine takdiren yer olmadığı” şeklindeki eksik gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.