YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9435
KARAR NO : 2013/15353
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan vekili, 28.09.2010 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki temyiz isteminden vazgeçtiğinden, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan …’nın suç tarihinde…İlçesi’nde ikamet ettiği, katılanın …’de babasından miras kalan zemin kat ve birinci kat olmak üzere dairelerinin bulunduğu, zemin katta bulunan daireyi kiraya vermek isteyen katılanın emlakçı …ı yetkilendirdiği, sanıklar … ile yeğeni olan …’un sözkonusu daireyi kiralamak üzere katılan ile görüştükleri, görüşmeler sırasında sanık …’nın kendisini katılana işadamı olarak tanıttığı, sanık …’nın katılana ait daireyi kiraladıktan sonra katılan ile duygusal ilişki kurmaya başladığı, katılanı Kuşadası’nda bulunan arsasına inşaat yapma konusunda ikna ederek bu hususta … 22. Noterliği’nin 31.12.2007 tarih ve 23940 sayılı vekaletnameyi aldığı, katılanı dolandırma hususunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık … ile …in, katılandan kiraladıkları evin birinci katında bulunan dairenin tadilat işlerini yapmak vaadi ve buranın tamirat masraflarını ödedikten sonra gider makbuzu şeklinde düzenleyip vergi dairesine verilmek üzere, aynı zamanda sahibi oldukları …Dış Ticaret Limited Şirketi (…Şti)’nin vergi ve stopajlarından düşülmek üzere katılanı açığa imzalı belge imzalamaya ikna ettikleri, katılanın da iki adet açığa imzalı boş belge ile bir adet içeriği doldurulmamış bonoyu imzalayarak sanıklardan …’ya teslim ettiği, sanıkların ileride katılan aleyhine kullanmak üzere, katılandan kendisi Kuşadası’nda oturduğu için, bu işlemlerle uğraşmaması bahanesi ile sanık … adına vekaletname çıkarmasını istediği ve vekaletname çıkarmaya katılanı ikna ettikleri, katılanın da … 22. Noterliğinin 31.12.2007 tarih, 23939 nolu vekaletnamesi ile sanık …’i, resmi kurum ve kuruluşlardan gelecek her türlü resmi yazı ve tebligatları alma hususunda yetkilendirdiği, sanıkların katılandan boş olarak aldıkları iki adet imzalı belgenin üstünü 3. bir kişiye doldurtarak katılanın imzası yanına …Şti.’nin kaşesi ve yetkili müdürünün imzasını yazmak suretiyle müşterek olarak, …’ya 350.000-TL ve 500.000.-TL borçlandırdıkları, imzalı bononun üzerini de yine 3. bir şahsa doldurtarak katılanı, …Şti’ne 350.000 TL borçlandırdıkları, sanık …’nın 350.000-TL bedelli adi senet için … 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/808 sayılı icra dosyasından, 500.000-TL bedelli adi senet için de … 13.İcra Müdürlüğü’nün 2008/837 sayılı icra dosyasından katılan ve …Şti. aleyhine icra takibi başlattığı, 350.000 TL bedelli bononun da …Şti’nin resmi yetkilisi olarak görünen … tarafından sözde çanta alışverişinden dolayı borçlu olduğu sanıklardan …’a ciro edildiği, …ın da … 15.İcra Müdürlüğü’nün 2008/2229
sayılı dosyası üzerinden katılan aleyhine icra takibi başlattığı, katılanın icra takiplerinden haberdar olmasını engellemek ve takiplerin itiraz olunmaksızın kesinleşmesini sağlamak için icra ödeme emirlerini katılanın Kuşadası’nda ikamet ettiğini bilmelerine rağmen, katılanın ikamet etmediği 17. Sokak No:2 D:1 … … adresine çıkartıldığı, çıkartılan tüm tebligatların katılanın haberi olmaksızın vekaletname gereği yetkili görünen sanık … tarafından tebliğ alındığı ve icra takiplerinin kesinleştirildiği, sanığın haberi olmaksızın icra dosyaları üzerinden gayrimenkullerinin haczedildiği, … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2008/837 sayılı dosyasında sanığın haczedilen gayrımenkullerinin satıldığı, dosya arasında bulunan Gelir İdaresi Başkanlığı … Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17.02.2010 tarih ve VDENR-2010-89/6 sayılı vergi tekniği raporunda, …Şti’nin hiçbir ticari faaliyetinin olmadığının, …’tan temin ettiği çanta alımına ilişkin 07.01.2008 tarih ve 23 nolu faturanın mal ve hizmet alımına dayanmayan sahte bir fatura olduğunun tespit edildiği, yine Gelir İdaresi Başkanlığı … Vergi Dairesi Başkanlığı’ nın 17.02.2010 tarih ve VDENR-2010-89/4 sayılı vergi tekniği raporunda da, sanık …’ın, …Şti’ne yaptığı çanta satımına ilişkin 07.01.2008 tarih ve 23 nolu faturanın mal ve hizmet satımına dayanmayan sahte bir fatura olduğunun tespit edildiği, suça konu 350.000 TL bedelli senedin, herhangi bir borç mukabilinde olmaksızın …’a ciro ettiğinin anlaşıldığı, katılanın ekonmik durumu, konumu ve ticari hiçbir faaliyeti bulunmaması karşısında çok yüksek bedelli senetlerde yazılı olan miktarları sanık …’nın katılana nakit olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık …’un, hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiği, üzerine atılı kamu kurumu vasıta kılınarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan dönüşen açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarını işlediği anlaşıldığı halde, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.