Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23749 E. 2022/5116 K. 15.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23749
KARAR NO : 2022/5116
KARAR TARİHİ : 15.03.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : CMK’nun 223/7. maddesi gereğince Red

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi BTİK vekili ile sanık müdafinin temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrasında, kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceğinin belirtildiği, davanın reddine karar verilmesi halinde ise vekalet ücreti hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla hakkında açılan kamu davası mükerrerlik nedeniyle reddedilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında katılan …’ın bilgi ve rızası dışında, 10/05/2012 tarihinde, … numaralı hatta ilişkin abonelik sözleşmesini iş yerinde düzenlediği iddiası ile kamu davasının açıldığı olayda;
Mahkemece; bu tür suçların kamuya karşı işlenen suçlar olması sebebi ile hukuki kesintiye kadar teselsül halinde tek suç niteliğinin bulunduğu, sanığın getirtilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/909 Esas ve 2013/972 Esas, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/315 Esas, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/90 Esas ve … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/582 Esas sayılı dosyalarından ceza aldığı, dosyaların iddianame tarihleri dikkate alındığında dosyanın suç tarihinin iddianamelerden önce olduğu, böylece dosyadaki eylemin hukuki kesinti oluşmadan işlenen eylemlerden olması sebebiyle ayrıca yargılama konusu yapılamayacağı ve teselsülü karşılayacak mahkumiyet kararı bulunması sebebiyle ilave bir ceza verilemeyeceği belirtilerek CMK 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de;
5271 sayılı CMK’nin 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın olmasının gerekeceği; farklı tarihlerde farklı müştekiler adına farklı numaralara ilişkin düzenlenen sahte abonelik sözleşmesinin ayrı suçları oluşturacağı, kaldı ki zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerine konu olmalarının, diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetildiğinde dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, davalar arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşıldığından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi,
2-Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, anılan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, CMK’nin 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin ve şikayetçi … Kurumu vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.