YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5066
KARAR NO : 2012/260
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayaplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 165.000 dolara satın aldığı dairenin ayıplı olduğunun yaptırdığı tespit ile anlaşıldığını ileri sürerek, ayıplar nedeniyle bedel indirimi ve ayıplar nedeniyle uğradığı zarar olarak 4000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, açık ayıplar süresinde ihbar edilmediği için açık yapılara ilişkin talebin reddine, gizli ayıplar nedeniyle 16000 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu ileri sürerek, tazminat talepli bu davayı açmıştır. Hükme esas alınan 24.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda, öncelikle açık ve gizli ayıplar sayılmış olup; “doğrama kol ve aksesuarlarda arızalar, kapı pencere kollarının bozulması, kırılması, çalışmaması” şeklinde belirtilen açık ayıpların, aslında gizli ayıp olduğu ve kullanmakla zaman içinde ortaya çıktığı açıktır. Davacı, 11.12.2006 tarihli teslim tutanağı üzerine ihtirazi kayıt koyarak daireyi teslim almış olup; hemen akabinde 22.1.2007 tarihli iadeli taahhütlü mektupla ayıpları ihbar etmiştir. Bu nedenle açık ayıplar için, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı şeklindeki, mahkeme kararının gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece tüm bu hususlar nazara alınarak, konusunda uzman bilirkişiye yeniden tazminatın hesaplatılması gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 236,25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.