YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17590
KARAR NO : 2012/44822
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; müştekinin ev eşyalarını sanığın sahip olduğu emanet deposuna aylık 50 TL karşılığı bıraktığı, 1,5 yıl sonra eşyaları almaya gittiğinde bir kısım ev eşyalarının olmadığını gördüğü, sanığın müştekiye ait bazı ev eşyalarını kaybettiği ve teslim edemediği şeklindeki eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturup,kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Gerekçeli kararda; “Sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak verilen ceza paraya çevrilmiş, miktar nedeniyle taksitlendirilmiştir” denmesine rağmen hüküm kısmında, sanık hakkında TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına denilmek suretiyle kararda CMK.nun 232. maddesine aykırı davranılarak hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.