YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8548
KARAR NO : 2013/13610
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalının kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle aleyhinde başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalının kullandığı kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, banka tarafından kredi kartı hamiline karşı açılacak olan davalarda hangi mahkemenin görevli olduğu noktasındadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle bu konudaki yasal düzenlemeler ışığında somut olaya göz atmakta fayda vardır.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2 maddesinde, “Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur. 6100 Sayılı HMK’nun 447/2 maddesine göre “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” O halde, kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 6100 Sayılı HMK’nun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ve davanın genel görevli mahkemelerde görüleceği konusunda bir tereddüt yoktur.
2013/8548-13610
6100 Sayılı HMK’nun 2.maddesi gereğince dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Bir başka ifade ile, bir davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülebilmesi için HMK’da ya da diğer kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmaması gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin f bendinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek işlere açıkça istisna getirilmiştir. 6762 sayılı TTK ve 1086 sayılı HMUK’un yürürlüğü döneminde, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında işbölümü ilişkisi bulunmakta iken Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen 6102 Sayılı TTK’nun 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline getirilmiş olup, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 5. maddesi 4. fıkrasında ise Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olmasının görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyeceği; Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya devam edeceği hükmü mevcuttur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra bankalar tarafından kredi kartı hamillerine karşı açılacak davaların ticari dava niteliğinde olup Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, işin esasına girilmesi ve tarafların delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile görevsizlik karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 24.30 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.