Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19181 E. 2013/4585 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19181
KARAR NO : 2013/4585
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırımamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265.maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı … ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,… ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir … için değil, görevine giren bir … için koruma sağlamaktadır. …, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. … veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada … ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Somut olayda; asayiş ekibinde görevli polis memurlarının ilçe genelinde yaptıkları kontrol esnasında sanığın kullandığı aracı şüpheli olarak görmeleri üzerine durdurmak için anons yaptıkları, ancak sanığın durmayarak kaçmaya başladığı, bunun üzerine aracın takibe alındığı ve bir süre sonra durdurulduğu, sanığın araçtan indirilerek yasal işlemlerin yapılması amacıyla polis merkezine götürülmesi için polis memuru olan müşteki tarafından kelepçe takılmaya çalışıldığı, bu sırada sanığın direnmesi üzerine müşteki ile birlikte asfalt üzerine düştükleri, müştekinin alınan adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, daha sonra karakola getirilen sanığın, polis memurlarının elinden kurtularak karakol girişindeki nöbetçi odasının buzlu camına kafa atmak suretiyle kırdığı şeklindeki eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Müşteki polis memuru …’ in ifadelerinde, sanığa kelepçe takmak istediği sırada taktırmamak için direndiğini ve direnmesi neticesinde birlikte asfalta düşmeleri üzerine kendisinin yaralandığını beyan etmesi, tanık beyanlarının bu anlatımı doğrulaması ve Gediz Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 29.10.2008 tarihli adli rapora göre, müştekinin sağ ve sol dirseğinde, sağ dizinde ve sağ omzunda künt travma ile oluşabilecek nitelikte kırmızımsı ekimotik alanlar, başında sağ kaş üstünde saçlı çizgi ile kaş arasında künt travma ve sürtünme ile oluşabilecek nitelikte ekimotik alanlar meydana gelecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığının anlaşılması karşısında, sanığın müştekiye karşı … kullanmak suretiyle direndiği değerlendirildiğinden; sanığın zararı giderdiğine dair savunmada bulunmadığı ve mala zarar verme suçu açısından 5237 sayılı TCK’da malın değerinin azlığı nedeni ile ceza verilmemesine yönelik bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.