Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19982 E. 2013/4669 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19982
KARAR NO : 2013/4669
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in açık kimlikleri tespit edilemeyen iki sahısla birlikte katılana ait işyerine gelerek, kendisini Murat … olarak tanıtıp, 30.000 TL tutarında nevresim alacaklarını söyleyip, katılanın elinde nevresimlik kumaş olduğunu söylemesi üzerine 14.000 TL’lik kumaş aldıkları 3500 TL peşin vererek kalan kısmı için … sayılı sahte plaka takılmış araç üzerinde noter işlemi ile katılan lehine rehin tesis ettikleri sözkonusu işlemi araç sahibi … … olduğunu belittikleri bir sahsın imzalamasını sağlayıp aynı şahsın 30 000 TL meblağlı olarak imzaladığı bir senedi katılana vererek, 15 gün içinde borcu ödeyip rehni kaldıracaklarını söyledikleri, olaydan bir hafta sonra sanık … bu rehin ve senede dayanarak 5000 TL’lik malzeme daha aldığı sonraki bir günde katılana gelip alacağı mal karşılığında araç takas etmek istediği ancak aracın klometre göstergesi ile oynandığı belirtilerek galericilerin almak istediğinden takas gerçekleşmediği, katılanın kendisine rehnedilerek malzeme alınan aracın sahibini araması üzerine dolandırıldığını anladığı sanık …’i arayarak tekstil malzemesi olduğunu otoyla takas edeceğini söylemesi üzerine sanığın bu defa kendisini … olarak tanıtan sanık … ile birlikte geldiği, sanıkların müşteki … … adına kayıtlı olup çalınmış olan araca … … adına kayıtlı sahte plaka düzenleyip taktıktan sonra katılana getirdikleri ve …’nün … … adına sahte nüfus cüzdanı ile belirtilen aracı takas yapmak istedikleri katılanın polise haber vermesi üzerine yakalandıkları anlaşılan olayda sanık …’nün eyleminin zincirleme halde resmi belgede sahtecilik, sanık …’in eylemlerinin zincirleme halde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş bu nedenle tebliğnamedeki sanık …’nün resmi belgede sahtecilik eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 43.maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.