YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18527
KARAR NO : 2013/4570
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, eski eşinin erkek kardeşi olan katılanla, boşanma nedeniyle çocukların velayeti konusunda tartıştıkları sırada yerden aldığı taşı katılanın aracına atmak suretiyle aracın sağ kapısının üzerindeki direk kısmında göçmeye, ön cam sağ tarafında çatlamaya ve çiziklere neden olması şeklindeki eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.2007 tarih ve 2007/1295 E, 2009/664 K sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 5271 sayılı CMK’ nın 231/5. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığından mahkemenin gerekçesi isabetsiz ise de; Yargıtay CGK’ nın 19.06.2012 tarih ve 2012/3-97-2012/245 E-K sayılı ilamı da dikkate alınarak, sanığın aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi, zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.