YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19646
KARAR NO : 2013/4224
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı yasanın 8/1, 1412 sayılı CMUK’nun 318/1 ve 5271 sayılı CMK’nun 299.maddeleri uyarınca, tayin olunan cezanın nevi ve süresine göre, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilmekle, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık …’nın aracını satmak üzere gazeteye ilan veren katılan … …’ı … arayarak araca müşteri olup, aracı görmek istemesi üzerine katılanın kardeşi ve babası tarafından aracın sanık …’ya gösterilmek üzere verilen adrese götürülmesi, burada sanıklar …, … ve evrakı tefrik edilen sanık …’ın araca bakarak, 21.500 TL’ye anlaşma sağlanması, daha sonra para getirmek üzere ayrılmaları, ertesi gün sanık …’ın tekrar … katılanı araması, bu kez katılan … ile babası … … ve kardeşi … … …’ın sanık …’nın bildirmiş olduğu eve gelmeleri, bu evde
sanıkların kendilerinin işadamı olduğunu, ekonomik durumlarının iyi olduğunu söylemeleri, arabanın satış bedeli olan 21.500 TL parayı getireceklerini ve para gelene kadar da vakit kaybetmemeleri için aracın noterden devir işleminin yapılmasını istemeleri, buna inanan katılan ile birlikte sanıklar … ve …’ın notere gitmeleri, katılanın sanık …’a noterden araç satışını vermesi, bu sırada sanıkların araç bedeli olarak 5.000 TL parayı katılana vermeleri, geri kalan parayı da evde ödeyeceklerini söyleyip eve geri gelmelerinin, ardından “para gelmedi ,ertesi gün verelim” demeleri, bunun üzerine katılan tarafın evden ayrılması, ancak daha sonraki günlerde parayı almaya gitmelerine rağmen parayı alamamaları, sanıkların evi terketmeleri, aracın sanık … tarafından üçüncü bir şahsa satılması şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanıkların belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Sanık …, sanık … müdafi, sanık … ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.