Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13197 E. 2012/343 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13197
KARAR NO : 2012/343
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

1-…, 2-…, 3-…, 4-…, 5-…, 6-…, 7-… vekili avukat … ile … Gen. Müd. Izafeten … Bölge Müd. Vekili avukat … aralarındaki alacak davası hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.9.2010 gün ve 659-242 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalı ile aralarında yapılan vakıf zeytinliklerinin kiralanması hakkındaki 01/06/2004 tarihli kira kontratındaki 2010 yılına ilişkin aylık kira bedellerinin, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/174 Esas sayılı dosyasında 2009 yılına ilişkin aylık kira bedellerinin uyarlanması hakkında ki dava dosyasının sonucuna göre tespit edileceğinin anlaşıldığından 2010 yılına ilişkin davalının fahiş kira bedeli talep etmiş olması nedeni ile sözleşmenin BK 282, TMK 1, 2, 4 maddelerindeki hükümler kapsamında değişen koşullara uyularak 2010 yılı aylık kira bedelinin fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla 8, 240 TL uyarlanmasını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/174 Esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlıkla davanın tarafları ve dava konusu aynı olduğundan dava dosyalarının birleştirilmesini istemiştir.
Davalı, davanın ve birleştirme talebinin reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava dosyalarının birleştirilmesine, müteakip yargılamanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/174 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45. maddesinde; “Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, ilk itirazın kabulüne ve davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bununla bağlıdır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Temyiz mercii ayrı olan davaların bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu halde temyiz incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararları inceleyen Yargıtay dairesince yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanunun 46. maddesi uyarınca; “Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verebilir.” 48. maddesi uyarınca da; ”Birleştirme ve ayırma istekleri, dilekçe ile veya duruşmada sözlü olarak da yapılabilir. Aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki kararlar hakkında ancak hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına bozma sebebi teşkil etmez.”
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.02.1992 tarih ve 1991/3 Esas, 1992/2 Karar sayılı kararında; “Bir yargı çevresi içinde kurulmuş bulunan aynı düzeyde birden fazla mahkeme, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır.” denilmektedir. … 1. ve 2.Asliye Hukuk Mahkemeleri aynı mahkeme sayıldığından birleştirme kararının temyizi mümkün değildir. Bu nedenle temyiz talebinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.