Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13433 E. 2012/300 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13433
KARAR NO : 2012/300
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; 31.07.2006 tarihli kira sözleşmesiyle davalılardan … adresindeki dükkanı kiralayarak Eczane olarak kullanmaya başladığını, ancak mecurun sınırlarının dışına taştığı bu sebeple belediye kararı ile yıkılıp, sınırlarına uygun olarak yeniden inşa edileceğini, 20/04/2008 tarihine kadar tahliye etmesi hususunun bildirildiğini, bunun üzerine taraflar arasında 10/04/2008 tarihli protokolün yapıldığını, davacıya aynı yerin yasal hale getirildikten sonra en geç 30/09/2008 tarihinde teslim edileceği ve kira sözleşmesinin aynı şartlarla 01/04/2010 tarihine kadar uzatıldığının taahhüt edildiğini, tahliyeden önce eczane içindeki ilaç- dekor ve demirbaşın …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/32 D…. dosyasıyla tespitinin yaptırıldığını, 30/04/2008 tarihinde de eczaneyi tahliye ettiğini; ancak davalıların inşa ve geri teslim hususunda gayri ciddi bir tutum izlediklerini, noter yolu ile 30/09/2008 tarihine kadar teslim edilmezse dava açacaklarını ihtar etmelerine rağmen halen yeri geri alamadıklarını, bu yerde belli bir süreden beri eczane işletmesi sebebiyle müşteri kitlesinin oluştuğunu, bu sebeple derhal yeniden faaliyete geçmesi gerektiğini, yoksa müşterilerini kaybedebileceğini ve mesleki yönden büyük zarara uğrayacağını belirterek; taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve 10/04/2008 tarihli protokol gereği mecurun yeni hali ile aynen teslimini, böylece akde aykırılığın giderilmesini, aksi halde bu konudaki dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini, teslimde gecikme sebebiyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın da yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiş daha sonra 18.10.2010 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek protokol gereğince 100.000 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; Davanın Davalılar … Ve … Yönünden Husumetten Reddine, maddi tazminat talebinin davalı … yönünden kısmen kabulü ile; 8.131,60 TL’ nin 28/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebi ile manevi tazminat taleplerinin Reddine karar verilmiş hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 26.11.2010 tarihli kısa kararda “mecurun davacıya aynen teslimine” şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşılmış ise de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu noktada hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratacak şekilde ve 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 120,75 TL. temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.